Hayatın içinden…

Mekan

Bu kafelerde her şey satılık

Son zamanlarda açılan bazı kafelerde içtiğiniz kahvenin fincanını, yediğiniz pastanın tabağını, hatta oturduğunuz sandalyeyi satın alabiliyorsunuz. Yani bildiğiniz  kafeler  artık boyut  değiştiriyor..

Sümeyra Hanım yolda yürürken önünden geçtiği kafenin bahçesindeki salıncak dikkatini çeker. Uzun zamandır evi için böyle bir salıncak arıyordur. Nerede yaptırıldığını sormak için içeri girer ve aldığı cevap karşısında şaşkına döner. Çok beğendiği salıncak satılıktır. Kafenin sahibi kısa sürede kendisine aynısını temin edebileceğini söyler. Kafede satılık olan sadece salıncak da değildir, elinin değdiği her şeyi satın alabileceğini öğrenir. Bu ilginç konseptten son derece memnun kalan Sümeyra Hanım, kısa sürede mekanın müdavimlerinden olur.

 La Madamoiselle florya

‘Masayı beğendiysen sana da aynısını yaptıralım’

İstanbul Florya’da dışarıdan bakıldığında bahçeli villa görünümüne sahip üç katlı bir mekan. La Madamoiselle şeklinde yazılıp, Matmazel diye okunuyor. Adından da anlaşılacağı üzere içeri adım attığınızda bir Fransız evinde gibi hissediyorsunuz kendinizi. Kafede gördüğünüz her şey satılık. Kahve fincanı, çatal, bıçak gibi züccaciye ürünleri, masa, sandalye, duvardaki tablolar, tavandaki avizeler… Size ikram edilen suyun bardağını ya da kurabiyelerin sunulduğu ayaklı pasta standını hemen satın alabiliyorsunuz. Masa, sandalye, bahçede bulunan salıncak gibi ürünleri almak istediğinizde ise sipariş veriliyor. Üstelik sandalyenin kumaşında değişiklik yapma imkanı da sunuluyor. Kafenin sahibi Tülay Öncel, uzun yıllar bu konsepte sahip bir butik kafe hayali kurduğunu söylüyor.

Kafe daha çok hanımlar tarafından tercih ediliyor. Tülay Öncel derbi maçı akşamlarında hanımların eşlerini maça gönderip kafeye geldiklerini anlatıyor: “Burası feminen bir kafe, maç yayını falan yapmıyoruz. Derbi akşamları kafenin çok boş kalacağını düşünürdük. Ancak gördük ki eşini maça gönderen hanımlar ardından çocuklarıyla bize kahve içmeye geliyorlar.” Menüde yer alan tatlıların yüzde doksanı kafe sahibine ait. Sabah çocuklarını okula gönderen Öncel tatlılarını yapıp ardından kafeye geliyor. Kafede uzun uzun oturmak isteyen müşteriler tarafından yemek talebi de almaya başlamışlar. Bunun için ileriye dönük planları var Tülay Öncel’in.Şimdilik çarşamba gününü mantı günü olarak belirlemiş. O gün ev yapımı mantılar da satılık.

Kafenin belli bir kapanma saati yok. Saat kaç olursa olsun gelen müşteriyi geri çevirmemeye özen gösteriyorlar. Tülay Öncel başına gelen bir olayı şöyle anlatıyor: “O gün mantı günümüzdü ve akşam saat 11.30 olmuştu. Çıkmaya yöneldim. O sırada eşim 3 tane mantı siparişi aldığını söyledi. Önlüğümü tekrar giydim ve mantıları hazırladım.” Kafede dini sohbetler, doğum günü ve babyshower gibi partiler de düzenleniyor. İsterseniz doğum günü pastası, cupcake gibi ürünler kafe tarafından tedarik ediliyor, isterseniz kendi pastanızı alıp gelebiliyorsunuz.

Kafenin üst katında Fransız, İtalyan ve Amerikan tasarımlarının yer aldığı bir de butik mevcut. Tülay Öncel kıyafetleri yurtdışına gidip kendisi seçerek getiriyor. Müşterilerden gelen farklı fikirlere açık olduğunu vurgulayan Öncel, kafesinde her cumartesi tezhip ve minyatür kursu başlatmış. Yakın zamanda da çini kursu planını hayata geçirmeye hazırlanıyor.

 

Kaynak: Zaman cumaertesi

Önerilen Yazılar

Yorum Yaz